.
Kastamonu’nun Tosya ilçesinde çatısı altında her meslek grubundan ve siyasi görüşten vatandaşların bir araya geldiği Tosya Gelişim ve Kalkınma Derneği, Tosya’nın gelişerek kalkınmasına katkı sağlamak amacıyla kurulmuştur.
.

Tosya, köyleriyle birlikte yaklaşık 40 bin nüfusa sahip, günde binlerce aracın geçtiği uluslararası D-100 kara yolu kenarında yer alan sanayi, tarım ve hayvancılığın oldukça geliştiği bir şehirdir.
.

İlçe ekonomisinin lokomotifi ahşap sanayidir. Yüzlerce yıllık geçmişe sahip bu sektörde, 600 işletme bulunmaktadır. Bu işletmelerin 150’si büyük işletme sınıfında yer almaktadır. Bu sektörde, günde 12 bin adet iç oda kapısı üretilmektedir. Türkiye’nin iç oda kapı ihtiyacının yüzde 38’ini Tosya’dan karşılanmaktadır. Aynı zamanda bu ürünler 15 ülkeye ihraç edilmektedir. Fabrikasyon üretim yapan ahşap fabrikaları, Tosya Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ile D-100 kara yolu kenarında faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu sektör, yan kollarıyla birlikte binlerce kişiye iş ve aş imkânı sağlamaktadır. Tosya genelinde tuğla fabrikaları, tekstil fabrikaları, tarım aleti üreten fabrikalar başta olmak üzere çeşitli alanda faaliyetlerini sürdüren birçok fabrika bulunmaktadır.
.

Tosya genelinde sanayinin ardından en çok istihdamı tarım ve hayvancılık sağlamaktadır. İlçe genelinde bulunan binlerce dekar tarım arazisinde iklim şartlarına uygun her türlü meyve ve sebze yetiştirilebilmektedir. Bu tarım arazilerine ilaveten, Tosya’ya has çeşitli büyüklükte 5 bin adet civarında meyve bahçesi de bulunmaktadır. Bu arazilerde, elma, armut, ceviz, başta olmak üzere birçok meyve ve sebze yetiştirilmektedir. Bu ürünlerin en ünlüsü ise, Ilgaz Dağları’ndan gelen kar suyu ile beslenen Devrez Çayı’ndan sulanan ve coğrafi işareti alınan Tosya’ya has Sarıkılçık pirincidir. Sarıkılçık pirinci, Amerika’da biriktirilen kar suyu ile yetiştirilen ve dünyanın en kaliteli pirinci olarak bilinen çeşitlerle de boy ölçüşebilecek lezzet ve kalitededir.
.

Tosya genelinde hayvancılığın oldukça gelişmesi sayesinde bu alanda büyük işletmeler kurulmuştur. Bölgenin en büyük hayvan pazarlarından bir tanesi Tosya’da kurulmaktadır. Kaliteli ve pahalı takım elbiselerin yakalarına konan ve yakanın buruşmasını engelleyen kıl tela, Türkiye genelinde sadece özel tezgahlarda Tosya’da üretilmektedir. Tosya kıstısı, Tosya bıçkısı, Tosya kesesi ve Tosya kuşağı başta olmak üzere bir çok çeşit el emeği göz nuru ürün üretilmektedir.
.

Yüzlerce iş yeri ve binlerce çalışanıyla birlikte, Tosya oto sanayi oldukça gelişmiş yapısıyla hem ilçeye, hem bölgesine hemde günde binlerce aracın geçtiği uluslararası D-100 kara yolunda bakım ve onarım ihtiyacı duyan yüzlerce araca hizmet vermektedir.
.

Yukarıda saydığımız meslek gruplarına ilaveten bir çok sektörde faaliyetlerini sürdüren esnaflar, hem ilçe hemde ülke ekonomisine önemli katkılar sunmaktadır. Bu ekonomik canlılık sayesinde Tosya, yıllardır göç veren değil, göç alan bir şehir konumunu muhafaza etmiştir. Nüfusa göre devasa bir ekonomiye sahip olan Tosya’da çalışmak için bir çok şehirden binlerce insan ilçeye göç etmektedir.

.

Bu olumlu gelişmeler, Türkiye genelinde inşaat sektöründe yaşanan olumsuz gelişmeler nedeniyle maalesef son zamanlarda tersine dönmüş ve Tosya’da bir çok fabrika peş peşe kapanarak binlerce kişi işsiz kalmıştır. Bu soruna çare bulmak için yaptığımız çalışmalar esnasında, Tosya’da ki işletmelerin kamu kurum ve kuruluşlarının verdiği destek ve hibelerden faydalanamadığını tespit ettik.
.

Tosya’daki işletmelerin, hibe ve desteklerden zamanında haberdar olması, kendilerine uygun hangi hibe ve destekler olduğu konularında bilgilenmesi, istenilen projelerin hazırlanması ve projelerin takibinin yapılmasına katkı sunmak amacıyla, ilçede her meslek grubundan, STK’lardan ve farklı siyasi görüşten Tosyalılar bir araya gelerek, Tosya Gelişim ve Kalkınma Derneği’ni kurduk. Dernek bünyesinde, Instagram, Facebook ve Twitter sosyal medya hesapları açtık. İnternet sitesini kurduk. Dernek bünyesinde, ” Proje Ekibi ” oluşturduk. Yine dernek bünyesinde, ” Yüksek İstişare Kurulu “ oluşturduk.

.

Yüksek İstişare Kurulu üyelerimizle belirli zamanlarda bir araya gelerek, ilçe genelinde yapılabilecek çalışmaları ele alarak, ortak bir karar doğrultusunda çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz.
.

Dernek çalışmalarına örnek olması ve dernek vizyonunu daha iyi anlatabilmek adına, Tosya Gelişim ve Kalkınma Derneği ile Tosya Ziraat Odası iş birliğinde ortak bir çalışma yaptık. Bu çalışma kapsamında, pirinç üreticileriyle bir araya gelerek sorun ve sıkıntılarını dinledik. Üreticilerimizin taleplerini birkaç başlık altında topladık. Örnek olması açısından yaptığımız bu çalışmayı, ahşap sanayi ve oto sanayi başta olmak üzere bütün sektörlerle odaları vasıtasıyla yapmayı planlıyoruz. Bu şekilde üreten kesimin sorun ve sıkıntılarını kendi ağzından belirlemeyi, sorunlarına ayağı yere basan kalıcı çareler üretmeyi amaçlıyoruz. Bu sıkıntıların birazını da devletimizin sağladığı destek ve hibeler vasıtasıyla giderebilmeyi umut ediyoruz.
.

Yaptığımız bu çalışma kapsamında pirinç üreticilerimizin sorunlarını aşağıdaki başlıklar altında topladık.
.

1 : Çeltik arazilerinin toplulaştırılmaması
2 : Kuru bakliyat deposunun kurulması
3: Arazi nakil işlemleri
4: Devrez Çayı’nın ıslahı
5: Çeltik tarlalarını sulama sorunu
.

Çeltik arazilerinin toplulaştırılmaması; Geçmiş yıllarda ilçe genelinde yaklaşık 30 bin dekar alanda çeltik üretimi yapılıyordu. Arazilerin modern tarım tekniklerinin kullanılmasına uygun olmaması, keşan hariç bütün işlerin el emeğiyle yapılması ve bir çok olumsuz nedenler yüzünden çeltik arazilerinden istenilen verim alınamadı. Sürdürülebilir bir üretim olmadığı için, günümüzde pirinç ekim alanları, 9 bin dekar sevilerine kadar indi. Geçmiş yıllarda çeltik arazilerinin toplulaştırılması için birkaç girişim olmuşsa da, arazi sahiplerinin, ‘benim iyi yerdeki tarlam kötü bir yere kayacak’ düşüncesiyle, arazi toplulaştırmasına izin verilmemiş ve çalışmalar yarıda kalmış. Bu olumsuz tabloya birde girdilerin artması gibi önemli bir etken eklendiğinde, binlerce dekar tarım arazisi boş bırakılmış. Gelinen noktada, ilk önce çeltik tarlalarında modern tarım tekniklerinin kullanılabilmesi için toplulaştırılma çalışması yapılması gerekmektedir. Çiftçilerle yaptığımız ikili görüşmelerde, geçmişte toplulaştırmaya karşı çıkanların, arazilerin atıl duruma düşmesi nedeniyle bu inatlarından vazgeçtiği, toplulaştırılmanın yapılabilmesi için yardım beklediği görülmüştür.
.

Kuru bakliyat deposunun kurulması ; İlçedeki buğday ve pirinç üreticileri, ürünlerinin pazarlanması konusunda büyük sıkıntı yaşamaktadır. Hububat üreticileri, kuru bakliyat deposu bulunmadığından ürünlerini halen 3 yıl önceki fiyatlardan tüccara satmak zorunda kalmaktadır. Kurumsal bir alıcının olmaması, bazen fiyatların düşmesine, bazen artmasına, bazende ürünün elde kalmasına neden olmaktadır. İlçede kuru tahıl deposu olmaması nedeniyle, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Tosya’ya gelerek kuru bakliyat alımı yapmamaktadır. İlçenin uygun bir bölgesine, kuru tahıl deposu kurulması halinde TMO burada kuru bakliyat alımı yapacağı için, üretici daha fazla kazanacak, kazandıkça daha çok alanda üretim yapacak ve dolayısıyla yeni istihdam alanları oluşturulacaktır.
.

Arazi nakil işlemleri : Tosya’da bir çok tarım arazisi, vefat eden aile büyükleri üzerine kayıtlı duruyor, varisleri arazi intikal işlemlerini yapmamış veya yapamamış. Basit bir ayrıntı gibi görülen bu neden yüzünden üreticiler, kamu kurum ve kuruluşlarının destek ve hibelerinden yararlanamamaktadır. Aynı zamanda, ürünlerini Tarım Sigortaları Havuzu olan TARSİM’e sigortalatamıyorlar. Destek ve hibelerden yararlanamayan üreticiler, daha az kazanıyor. Ürünlerini sigortalatamadığı için de her türlü riske göğüs germek zorunda kalıyor. Genelde de bu riske girmemek için üretimden uzaklaşılmıştır.
.

Devrez Çayı’nın ıslahı: Mevcut çeltik arazilerinin büyük bir bölümünde yukarıda belirttiğin nedenler yüzünden tarım yapılmamaktadır. Bu nedenle boş bırakılan arazilere, Devrez Çayı’nın yatağından taşarak bozduğu çeltik tarlaları da eklendiğinde pirinç ekim alanları gitgide azalmaktadır. Devrez Çayı’nın ıslahı, Kızlar Yolu Barajının yapımı kapsamında planlanmaktadır. Baraj inşası tamamlanmasının ardından yapılması planlanan ıslahın, daha uzun yıllar sonra yapılacağı belirtilmektedir. Bu durum ise, mevcut sorunların katlanarak devam etmesine ve içinden çıkılmaz bir hal almasına neden olacaktır. Doğal olarak süre uzadıkça, zaten tarımdan uzaklaşan üreticilerin daha fazla üretmekten vaz geçmesi, üretim geleneğinin ve hafızasının yok olmasına neden olacaktır ki, buda bir felaket demektir. Bu duruma çare olması açısından, Devrez vadisinin yararlanabileceği sulama göletlerinin yapılması ile Devrez Çayı’ndan gelen su için kullanılan kanalların beton yapılması, soruna çare olacak gibi durmaktadır.
.

Çeltik tarlalarının sulama sorunu : Devrez Çayı’ndan sulanan çeltik tarlalarının su sorununun bulunmadığı, sulama ile ilgili sorunların üreticiyi zor durumda bıraktığı düzenlenen toplantıda dile getirilmiştir. Kızlar Yolu Barajı yapım iş ve işlemleri kapsamına alınan Devrez Çayı ıslahının amacından, üreticilerin beklentilerinin çok ama çok farklı yönde olduğu görülmüştür. Üreticiler, en sıcak mevsimlerde bile su sorunu yaşamadıklarını, su sularken kanallarda meydana gelen su kaybı nedeniyle sorun yaşadıklarını kaydettiler. Çeltik tarlalarının sulama işlerinde kullanılan kanalların en kısa surede düzenlenmesi hem su kaybının önüne geçecek, hemde üretim ile istihdamın artmasına vesile olacaktır.

.

D-100 KARA YOLU KENARINA SATIŞ VE TEŞHİR REYONLARI YAPILMASI
.

Günde binlerce kişinin seyahat ettiği D-100 kara yolu kenarında yer alan Tosya’da yaklaşık 200 bin dekar tarım arazisinde mevsim şartlarına uygun her çeşit tarım ürünü yetiştirilebilmektedir. Tosya’da yıllardır binlerce üretici tarım ve buna bağlı yapılan hayvancılıktan geçimini sağlamaktaydı. İlçe genelinde pirinç, elma, kiraz, armut, erik, dut, vişne, ayva, pirinç, üzüm, asma yaprağı başta olmak üzere iklim şartlarına uygun her türlü meyve ve sebze yetiştirilmektedir.
.

Tosya’nın sınırları içerisinden geçen uluslararası D-100 kara yolundan her gün binlerce araç gelip geçmektedir. Yüzlerce yerleşim yerinden geçen bu uzun kara yolunu kullanan yerli ve yabancı turistler, yol güzergahından özellikle yerel ürünleri alarak o bölgeye ciddi girdiler bırakmaktadır. İlçemizden, İstanbul veya Samsun tarafına seyahat edildiğinde, yol kenarlarındaki uygun yerlerde, o şehirlerde yetişen ürünlerin üreticiler tarafından birinci elden satışının yapıldığı görülmektedir. Bu satışlar öyle bir hal almaya başlamış ki, bazı bölgelerde üretilen tüm ürünlerin bu şekilde satışının yapıldığı tespit edilmiştir.
.

Tosya’da da üreticilerin satış yaptığı reyonlar oldukça fazlaydı. Uluslararası D-100 kara yolunun her iki kenarında ki uygun yerlerde bulunan bu satış reyonları, adeta ilçenin yüz akı durumuna gelmişti. Üreticiler, mevsimine göre tarladan kaldırdıkları ürünleri bu satış reyonlarında kara yolunda seyahat eden yerli ve yabancı turistlerin beğenisine sunuyordu. Bu satışlara oldukça yoğun talep vardı. Bu yolu kullananlar, bu satışlara öyle aşina oldu ki, artık sevdiklerine götürecekleri hediyeleri daha önceden sipariş ederek geçerken hem burada mola verip dinleniyor, hemde aldıkları ürünlerle buralara önemli katma değer sağlıyorlardı. Satış reyonlarında bu kadar ürünün satılması, üreticinin daha fazla kazanmasına vesile olduğu gibi, daha çok üretmesi içinde destek sağlıyor ve üreticinin ürünü elinde kalmıyordu.
.

Bu olumlu gelişme sayesinde ise hem tarım hemde hayvancılık getirisi yüksek bir sektör haline gelmişti. Bu canlılığa istinaden, ilçede bir biri ardına hammaddesi bol olan ürünleri işlemek için fabrikalar kurulmaya başladı. Meyve suyu fabrikası, yem fabrikası, pirinç fabrikaları, pirinç poşetleme fabrikası derken, canlı ve getirisi yüksek tarım ve buna bağlı yapılan hayvancılık, yan kollarıyla birlikte devasa bir ekonomik alan oldu. Tosya’da sanayinin ardından, tarım ve buna bağlı olarak yapılan hayvancılık en büyük istihdamı ve katma değeri sağlayan bir sektör haline geldi. Kastamonu’nun en büyük ilçesi olan Tosya, bölgesinde üreten bir şehir konumuna gelerek, bir çok kişinin çalışmak için aileleriyle birlikte göç ettiği bir iş merkezi halini aldı.
.

Bu olumlu gelişmeler sadece şehir merkezinde değil, Uluslararası D-100 kara yolu kenarında ki ilçeye bağlı köylerde de yaşanıyordu. Tosya merkezden sonra bu alanda en büyük satış ve istihdam, o zamanda belediye olan Ortalıca’da yaşanıyordu. Ortalıca Belediyesi, beldisinde tarım ve hayvancılık ile geçinen vatandaşlarına daha iyi imkanlar sunabilmek için, vatandaşlarıyla el ele vererek , uluslararası D-100 kara yolu kenarına, modern satış reyonları inşa etmişti. Ortalıca’da bir biri ardına, modern satış reyonları, dinlenme tesisleri, çeltik işleme ve pirinç poşetleme fabrikası gibi bir çok gelir getiren ve istihdam sağlayan tesisler kuruldu. Uluslararası D-100 kara yolunu kullanan binlerce yerli ve yabancı turistin ilgisini çeken bu tesisler, bölgenin cazibe merkezi haline geldi.
.

Tosya genelinde üretim yapan çiftçiler, ürünlerini direk veya bir aracı vasıtasıyla alıcıya sunduğu için ürününden en azami değeri kazandı. Tosya ile bu yol üzerinde bulunan köyler ve Ortalıca beldesi Uluslararası D-100 kara yolunun nimetlerinden en yüksek şekilde istifade etti, yıllar boyunca. Bu ekonomik canlılık sayesinde vatandaşlar, hayatlarını kendi şehirlerinde gayet rahat bir şekilde idame ettirdi ve Tosya göç veren değil göç alan bir şehir konumunu muhafaza etti.
.

Derken bir gün D-100 kara yolunun bölünmüş yol yapılması gündeme geldi. Devletimiz, bu yolda ulaşımın daha rahat ve güvenli yapılabilmesi için böyle bir karar almıştı. Devletimiz gerçekten harika bir yol inşa etti. Buraya kadar her şey yolunda gitti. Sorunlar yol inşaatından sonra yapılan uygulamalarla zirve noktasına geldi. Yüzlerce yerleşim yerinden geçen Uluslararası D-100 kara yolu, geçtiği şehirlere canlılık katarak, adeta hayat verdi ve vermeye de devam etti. Tosya’da bu pastadan hakkına düşeni yıllarca aldı.
.

Duble yol inşaatı bittikten sonra, yolun kenarına bariyer takmaya başladı yetkililer. Bu da gayet doğal bir durumdu. Günde binlerce aracın geçtiği yolda güvenlik tabiki sağlanmalıydı. Yetkililer, ilçenin her yerine bariyerleri takmaya başladı hiçbir yeri es geçmeden . Bariyer takma işleri bittiğinde, gerçekler gün gibi ortaya çıkmıştı ve bariyerler Tosya ile Uluslararası D-100 kara yolunu bir birinden ayırdı. Satış reyonlarının tamamının önüne bariyer çekildi, ürünlerini satan üreticiler ile yol bir birinden tecrit edildi.
.

Bu bariyer felaketinden, Tosya merkez ve yol kenarında bulunan köyleri ile birlikte, Ortalıca’da nasibini kat be kat fazlasıyla aldı. Ortalıca’da inşa edilen bölge insanı için önemli gelir kaynaklarından olan satış reyonları ile fabrikaların önüne de gerekli gereksiz, her yere bariyer çekildi. Tosyalılar, bariyerlere karşı değil ama aynı yol güzergahında yer alan Osmancık’taki uygulamanın başka, Tosya’daki uygulamanın bambaşka olmasına bir anlam veremedi. Osmancık’ta üreticilerin daha fazla üretip satabilmesi için her türlü destek verilirken, Tosya’da kendi imkan ve olanaklarıyla ürettikleri ürünlerin satışının engellenmesi adeta kara basan gibi çöktü üreticilerin üstüne.
.

Yol kenarında ki satışlar, yukarıda da ayrıntılarıyla belirtildiği gibi, önemli gelir kalemlerinin başında geliyordu üreticiler için. Buralarda ki satışlar, hayatlarını idame ettirebilmesi için çok ama çok önemliydi. Bu bariyerlerin çekilmesi üzerine, yolda seyahat eden yerli ve yabancı turistler, doğal olarak buralardan alış veriş yapamaz oldu. Ürünleri elinde kalan üreticiler, daha önce ürünlerini hiç dışarıya pazarlamadığı ve bu yönde kültürleri oluşmadığı için ne yapacaklarını şaşırdı doğal olarak. Çok az sayıdaki üretici, elinde kalan tarım ürünlerini başka yerlere pazarlamayı başardıysa da, yol, aracı ve diğer masraflar bindiğinde, ürünlerinden kar edemez hale geldiler.
.

Bu olumsuz duruma, girdilerin artması ve üretimde çağın yakalanıp rakipleriyle mücadele edilememesi gibi nedenler eklendiğinde, vatandaşlar üretimden çekilmeye başladı. Ortalıca beldesinde hayatını idame ettiremeyen vatandaşlar, başka şehirlere göç etmeye başladı. Tosya’ya bağlı diğer köylerdeki durumda bundan farksızdı. Göç nedeniyle, Ortalıca’nın nüfusunda azalma meydana geldi ve Belediye vasfını kaybetti.
.

Bugün gelinen noktada Ortalıca artık bir köy statüsünde, Uluslararası D-100 kara yolu kenarındaki satış reyonları ve diğer tesisleri kapanmış köhne bir yerleşim yeri halini aldı. Aynı yol kenarında yer alan az ilerideki Osmancık’ta ise, üreticiler hala tüm canlılığıyla üretmeye ve D-100 kara yolu kenarında ürünlerini satmaya devam ediyor. Tosya ile köylerindeki tarım arazilerinde az veya çok ürettikleri ürünleri D-100 kara yolu kenarında satan ve geçimini temin eden vatandaşlar ise, çaresiz bir umut bekler hale geldi.
.

Yeniden o eski parlak günlere dönmek imkansız değil. Dünyada 8 milyar civarı insanın her gün 3 öğün yemek yediği düşünüldüğünde, bu devasa pastadan ilçenin nasıl bir pay alabileceği iyi hesaplanmalı ve bu yönde sağlam adımlar atılmalıdır. Üretilen ürünlerin nasıl ve ne şekilde pazarlanacağı ise tüm incelikleriyle hesaplanmalıdır. Bu kapsamda, D-100 kara yolu kenarındaki bir çok uygun yerde boş arazi bulunmaktadır. Buralara üreticilerin ürünlerini rahat ve sağlıklı ortamlarda satabileceği, Tosya genelinde üretilen ürünlerin teşhir edilebileceği bir teşhir reyonu inşa edilmesi elzem bir hal almıştır.

.

Uluslararası D-100 kara yolu kenarının uygun bölgelerine inşa edilecek satış reyonlarında, üreticilerin ürünlerini bu yolu kullanan tüketiciye direkt olarak satması hem daha fazla kazanmalarına, hem atıl durumdaki tarım arazilerinin yeniden ekilmesine, hemde istihdamın artmasına imkan ve olanaklar sağlayacaktır.
.

GÖL VE GÖLETLERİN EKONOMİYE KAZANDIRILMASI
.

Tosya’nın sınırları içerisinde, Kösen Sulama Göledi, Seki Sulama Göledi ve Yeşil Göl, Aşağıkayı Köyünde bulunan doğal göl olmak üzere, amatör balıkçılık, rekreasyon, spor veya dinlence amacıyla düzenlenebilecek alanlar bulunmaktadır.
.

Sulama göletleri, sadece tarımda sulama işleri için kullanılmaktadır. İlçe genelinde ekili tarım arazilerinin çeşitli nedenlerle boş bırakılması yüzünden bu göletler, amacına yüzde yüz hizmet edememektedir. Köylerden şehirlere yaşanan göçlerin önüne geçilebilmesi için, köylerde katma değeri yüksek ürünler yetiştirmenin yanında, o bölgenin imkan ve olanaklarını kullanarak, köylerde yeni gelir kapılarının açılması gerekmektedir.
.

Bu kapsamda, yukarıda isimlerini saydığım göl ve göletlerin çevrelerinde 10’larca köy bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse, Seki Göledi ve Yeşil Göl ilçeye 30 kilometre uzaktadır. Çankırı’ya ise yine 30 kilometre mesafede yer almaktadır. Çankırı’da 2019 yılı verilerine göre yaklaşık 195 bin kişi yaşamaktadır. Tosya ile çevrede bulunan ilçelerdeki nüfusun da bu sayıya katılması halinde Seki Sulama Göledi ve Yeşil Göl’de yapılabilecek olan, amatör balıkçılık, rekreasyon alanları inşaatı, spor veya dinlenme tesisleri inşaatından yararlanabilecek kişi sayısı 300 bin kişiyi geçmektedir.
.

Bu sorunlara ilaveten aşağıdaki taleplerde üreticiler tarafından dile getirilmiştir.

.
1: Soğuk hava deposu, hal şeklinde inşa edilmesi
2: Akbük ve Aşağıkayı köyü sulama göletleri
3 : Devrez Çayı’na bent
4 : Tosya’nın 5 bin adet irili ufaklı meyve bahçesi var ve verimsiz.
5: Modern mezbahane
6 : Modern hayvan pazarı
7 : Tosya Pirincine AB patendi
8 : Sektör temsilcilerinin sorunlarının dinlenebileceği toplantıların finanse edilmesi
.
.

Tosya Marangozlar Odası tarafından belirlenen talepler:
.
1 : Geri dönüşümde kullanılacak Kasvot projesi, ağaç entegre tesisi
2: İş yelerini taşıma projesi
3 : Ortak Kullanım atölyesi
.
.

Tosya Madeni Eşya ve Sanatkarlar Odası tarafından belirlenen talepler:
.
1 : Ustaların modern araçların bakım ve onarımını yapabilmesi için eğitmek
2 : Ortak kullanım atölyesi
3 : İşyerlerini geliştirebilmek amacıyla yeni teknolojiye uygun cihaz ve ekipmanları hibe veya yarı hibe olarak desteklenmesi

.

.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.